Bir varmış bir yokmuş,
Evvel zaman içinde,
Kalbur saman içinde,
Develer tellal iken,
Pireler berber iken,
Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallarken.
Çok çok eski zamanlarda bir ormanda dünyanın en büyük Dev'i yaşarmış. Bu Dev kocamaan ormanda tek başına yaşarmış. Çok huysuzmuş ve mutsuz.
Bir gün ormanda gezinirken yaşlı bir adamın ağaç kestiğini görmüş, çok sinirlenmiş. Hemen adamın yanına gitmiş ve 'Ne yapıyorsun sen!?' diye bağırmış. Yaşlı adam kafasını yukarı kaldırıp ağaçlardan daha yüksek bu Dev'e bakmış; 'Görmüyor musun ağaç kesiyorum' demiş. 'kimse benim ormanımdan ağaç kesemez!' diye sinirle bağırmış Dev. 'Senin ormanın mı? Hah hah hah' diyerek gülmüş yaşlı adam. 'Bu ormanı dedem babam ve arkadaşları yetiştirdiler. Biz bu ağaçlara bakarız, meyvelerinden yeriz, yapraklarını kullanırız, kuruduklarında da keser odun yapar satarız. Yerine de yenisini dikeriz.' Şaşkın şaşkın bakmış Dev. Kendisinden korkmadan ona cevap veren, ayrıca hürmetsizce ağaçlarını kesen bu adama haddini bildirmeliymiş. Yaşlı adamı ensesinden tuttuğu gibi havaya kaldırmış. Dev'in parmakları arasında bulutlara çıkan yaşlı adam çok korkmuş ama hala sakinmiş. 'Bu orman benim!' demiş Dev.
'Bana kızabilirsin hatta şu an istersen beni öldürebilirsin dev adam, fakat beni öldürmek bu ormanı senin yapmaz. İnsanları korkutarak ancak kendinden kaçırabilirsin ve simdi olduğu gibi yalnız ve mutsuz yaşarsın.'
Dev şaşkın gözlerle yaşlı adamı dinlemiş. Yalnız ve mutsuz olduğunu bildiğine göre bir bilge olabilirmiş bu yaşlı adam.
Onun suskunluğundan faydalanan yaşlı adam devam etmiş konuşmasına:
'Annen ve baban ölmeden önce bu ormanda hep beraber yaşardık. Onlar yapamadığımız işlerde bize yardım ederdi biz de onlara. Senin doğumunu bile bilirim ben. Ailen elindekini paylaşmayı bilirdi ama ne yazık ki sana öğretememişler. Unutma, elindekiler paylaştıkça artar.'
'Saçma!' demiş Dev. ' Hiç paylaşılan şey artar mi? Azalır!!'
'İlk anda azalır sayısı elbet ama paylaştıkça çevrende paylaşabileceğin insanlar artar, o zaman da paylaşacak ne çok şeyiniz olduğunu fark edersiniz. Zamanla elinizdeki her şeyin de arttığını anlarsınız.
Anne ve baban ellerindekileri hep paylaşırlardı. Onlar yaşarken bu orman hiç böyle yalnız bir orman değildi.'
Dev çocukluğunu hatırlamıştı adam anlattıkça. Gerçekten de bir sürü insan gelirdi evlerine ve bu ormana. Ailesi ile birlikte çok mutluydu kendi de. Ama sadece ailesini değil o insanları da kaybettiğini anladı yaşlı adamın anlattıklarından. Korku salarak güçlü olacağını sanmış ama yalnız kalmıştı.
Dev yaşlı adamdan özür diledi. O günden sonra da huysuz değil mutlu Dev olmaya karar verdi.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım göklere :)
masal dinle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masal dinle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Şubat 2012 Pazartesi
Dev ile Oduncu
10 Şubat 2012 Cuma
Anneannemden Masallar; NAR BAHÇESİ
Nar Bahçesi
Bir varmış bir yokmuş
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde
Develer tellal iken
Pireler berber iken
Ben babamın beşiğini tıngır mıngır tıngır mıngır sallarken
Uzak çok uzak diyarlarda üç oğluyla beraber bir karı-koca mutluluk içinde küçük evlerinde yaşarlarmış. Bir meyve bahçeleri varmış, orada yetiştirdikleri meyveleri hem yerler hem satarak para kazanır, kazandıkları ile yetinerek geçinirlermiş.
Meyve bahçelerinde bir büyük nar ağacı varmış. Nar ağacı her sene üç tane nar açarmış ama daha koparıp yemek bu aileye nasip olmamış. Her sene daha tam olgunlaşmadan narların üçü birden çalınırmış.
Üç oğlan kardeşten büyüğü bu sorunu çözmeye karar vermiş. O sene narlar olgunlaşamaya başladığında babasına:
“Ben bahçede gece nöbeti tutacağım, narlarımızı kimin çaldığını öğreneceğim” demiş.
Babası oğlunun büyüdüğünü görmenin keyfi ile kabul etmiş. Büyük oğlan almış eline sliahını dikilmiş nöbete. Gece yarısı olmuş, gelen giden olmamış. Tam sabah gün doğmadan önce bir karaltı görmüş bahçede. Karaltı çok büyükmüş ve nar ağacına yürüyormuş. Oğlan silahını hazırlamış ve ağaca yaklaşmış. Bir de ne görsün; kocaman bir ayı nar ağacına yaklaşıyormuş. Tam uzanmış narları kopartacakken, şaşkınlığını atan oğlan silahını ateşlemiş ama ıskalamış. Ayı dönüp oğlanı görmüş, daha kaçamadan onu yakalayıp sırtına atmış ve oradan hızlıca uzaklaşmış.
Ertesi gün ağabeyleri eve dönmeyince tüm ev halkı merak etmiş. Ortanca oğlan akşama kadar abisinden ses çıkmayınca:
“Babacığım bu akşam da ben nöbet tutacağım. Hem hırsızı yakarlım hem de abime ne olduğunu öğrenirim” demiş.
Yaşlı adam oğullarının bu kadar birbirine bağlı olmasından mutlu olmuş.
Ortanca oğlan da akşam aynı şekilde silahı ile nöbete durmuş. Ayı yine sabaha karşı ortaya çıkınca oğlan korkmuş, hemen silahını ateşlemiş ama o da vuramamış. Ayı ortanca oğlanı da yakalamış ve oradan hızlıca uzaklaşmış. Panik olan ayı narları almayı yine unutmuş.
Ertesi gün ortanca oğlan da gelmeyince anneleri babaları çok üzülmüş. Küçük oğlan:
“Annem babam siz üzülmeyin ben kardeşlerimi bulup gelirim” demiş. Almış silahını çıkmış nöbete. Hem kızgın, hem üzgünmüş. Sabah karşı ayı ortaya çıkmış. Onu gören küçük kardeş ayıdan korkmuş elbet ama ağabeylerini bulma isteği ağır basmış korkusunu yenmiş. Sıkıca nişan almış ateş etmiş, ayıyı bacağından vurmuş. Ayı can havliyle etrafına bakmadan kaçmaya başlamış. Küçük oğlan da onu takip etmiş. Ayı ormana doğru kaçmış uzakta bir mağaraya girmiş. Küçük oğlan da onun ardından mağaraya girmiş. Mağaranın içinde küçük küçük birçok mağara varmış. Ayıya fark ettirmeden diğer küçük mağaraları dolaşarak ağabeylerini aramış. Arkada küçük bir mağara içinde onları iplerle bağanmış şekilde bulmuş. Hemen iplerini çözmüş ve onarlı kurtarmış. Kardeşler birbirlerine sarılmışlar. Sonra da yavaşça ayının olduğu ilk mağaraya yaklaşıp silahları ile onu vurmuşlar. Öylece oradan kaçmışlar.
Çocuklarının eve sağ salim döndüğünü gören anne ve babaları çok sevinmiş. Hep birlikte bahçelerine gidip nar ağacındaki narlardan birini koparmışlar. Açınca bir de ne görmüşler dersiniz? Her bir nar tanesi altındanmış. Diğer iki nara da bakmışlar onlar da aynıymış. Tüm aile mutlu olmuşlar. Her bir narı bir çocuklarına vermişler. Artık fakirlikten de kurtulup mutlu bir hayat yaşamışlar.
Onlar ermiş muradına biz çıkalım göklere J
Etiketler:
anne,
bebek,
masal,
masal dinle,
nar bahçesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)